Turist olmak varmış hemde Türkiyede
Habere bak! neymiş efendim Turistler Türk yemeklerini çok seviyormuş.Adamlar haklı tabi doğru düzgün yemek kültürü yok,hamburger yemekten göt göbek bi şekle girmiş buraya gelince adam gibi yemek neymiş onu görüyorlar.Hadi bunuda geçtim adamların başka yere parası yetmiyor,buraya gelince tabir yerindeyse o elindeki azıcık miktar bile bok gibi para oluveriyor.Ondan sonra o Restoran senin bu benim hayvan gibi tıkınıyorlar.Parayı bitirmenin imkanı yok.Gariban vatandaşımda 2 günlüğüne güç bela tatile ancak gidiyor ondada nerde ucuz pansiyon var,nerde çadır kampı var oralara ancak yetiyor gücü,yemek yemek,eğlenmek zaten hayal.Onlar yiyor biz bakıyoruz kendi ülkemizde,onlar eğleniyor biz bakıyoruz kendi ülkemizde bu böyle sürüp gidiyor.

Gıda Güvenliği Derneği’nin özellikle AB üyesi ülkelerden ülkemize gelen turistlerin Türkiye’deki gıdaların temizliği ve güvenirliği konusundaki düşüncelerini öğrenmek üzere bağımsız araştırma şirketi GFK’ya yaptırdığı Gıda Güvenliği Bilgi Düzeyi Araştırması’na göre, Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 96’sı Türk yemeklerinin lezzetinden memnun. Turistlerin yüzde 59’u ise Türk yemeklerini güvenilir ve hijyenik buluyor.
Araştırmaya göre, Türkiye’yi ziyaret eden turistler gıda alışverişlerini süpermarket, semt bakkalı ve manavlardan yaparken, gıda tüketimini ise yerel restoran, otel restoranında yaptığı da ortaya çıktı. Turistlerin bir kısmının hem gıda maddesi alışverişini hem de tüketimini seyyar satıcılardan yapması ise araştırmanın ilgi çeken bulguları arasında yer alıyor.
Gıda Güvenliği Bilgi Araştırmasına göre, Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 40’ı Türk yemeklerinden “çok memnun”, yüzde 56’sı “memnun”, yüzde 5’i ise görüş bildirmedi. Araştırma kapsamında görüşülen erkek turistlerin yüzde 100’ü kesinlikle yemekleri beğendiğini ifade ediyor. Aynı şekilde görüşülen turistlerin 35–54 yaş arasında olan kesimi, yüzde 100 olarak hiçbir tereddütleri olmadan Türk yemeklerini beğendiklerini ifade ettikleri araştırmanın sonuçları arasında.
TURİST HİJYEN KONUSUNDA ÇEKİNGEN
Yapılan araştırmaya göre, konu güvenilirlik ve hijyene gelince turistlerin memnuniyetinin biraz düştüğü, turistlerin yüzde 59’unun Türk yemeklerini güvenilir ve hijyenik bulanların oranı yüzde 59′da kaldı. Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’yi gelen turistlerin gıda maddesi alışverişlerini ağırlıklı olarak süpermarket (yüzde 28), semt marketi (yüzde 26) ve manavlardan (yüzde 16) gerçekleştirdiği belirlendi. Görüşülen turistlerin bir kısmının gıda maddesi alışverişlerini pazar (yüzde
ve seyyar satıcılardan (yüzde
yapması da araştırmanın ilgi çeken noktalarından biri oldu.
Ogün Samast’a bak sen
Daha bacak kadar sıçırtma.Eline silahı verip Türkiyenin gidişatına silah sıktıranların şimdi çoğu içeride.O dönemde kimin yaptırdığı belli değildi belki ama şimdi belli az çok bu işte kimin parmağı olduğu.VErdikleri silahla Hrant Dink’i öldürtüp Ülkeyi kaosa sürükledikleri yetmemiş gibi birde Emniyet içinde adamı zorla güldürmüşler.Hani çok muhteşem bi başarı elde ettiler ya.
Gazeteci Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın, Samsun’da Terörle Mücadele (TEM) Şubesi çay ocağında Atatürk’ün “Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez” yazılı posterin önünde ve eline Türk bayrağı tutuşturularak çekilen fotoğraflarından yedi saat sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde aynı ‘ilgiyle’ karşılandığı ortaya çıktı.
Samast’ın burada çekilen iki fotoğrafında, bir cinayet zanlısı olarak etrafa saçtığı gülücükler ölümsüzleşirken, Dink ailesi ve sevenlerini rencide eden, polisin tarafsızlığına gölge düşüren bu fotoğraflar, bir ‘utanç belgesi’ olarak Dink dava dosyasında yerini aldı.
Ogün Samast cinayetten bir gün sonra, 20 Ocak 2007’de Trabzon’a gitmek için bindiği otobüsle Samsun Otogarı’na vardığında gözaltına alınmıştı. Tarih, 21 Ocak; saat 01.00’di. Samast, Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde nezarethane yerine Terörle Mücadele Şubesi çay ocağına götürülmüş, burada kendisine ‘kahraman’ muamelesi yapılmıştı.
İSTANBUL’DA DA SAMSUN’DAKİ İLGİYLE KARŞILANMIŞ!
Samast, aynı gün sabaha karşı özel uçakla Samsun’dan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Terörle Mücadele Şubesi’nde sorguya başlanmadan önce 08.12’de fotoğrafları çekildi. Samast’ın İstanbul Emniyeti’nde çekilen fotoğraflarından ikisinde de ‘güldüğü’ görülüyor. Samast’ın fotoğraftaki bu ‘rahat’ hali, Samsun’da başlayan ‘ilginin’ İstanbul’da da sürdüğünü belgeledi. Cinayetin ardından dava dosyasına giren iki fotoğraf, gün ışığına yeni çıktı.
Red Kit sıra sende

Hey kırmızılı sana diyorum,şu kendine Red Kit diyen arkadaş.Yıllarca bu millleti boş yere oyaladın durdun.Gölgesinden hızlı silah çekiyor dediler bi tarafların kalktı,At’ın konuştu diye havalara girdin.Hele o salak köpeğin yokmu neydi adı? Rin tin tin.Be manyak dünyadaki hangi insan evladı köpeğine böyle bir isim koyar ?Yıllarca izledik seni sandık ki Daltonlar kötü,Daltonlar şöyle daltonlar böyle ama hiç düşünmedik ki 4 tane salak kardeşten oluşan bu topluluk masum.Kendi Silah zevkin,av merakın yüzünden neler çektirdin o garibanlara hiç utanmadan!Madem o kadar ustaydın yakalasaydın ya tek seferde,tıksaydın ya içeri,tıkamadın niye yemedi çünkü,adamları zorladın,sefalete mahkum ettin,Bankaya yanaşırkende Silahla korkuttun kaçırttın adamları.
O zamanlar çocuktuk,aklımız hayıra,şerre ermiyordu ama şimdi neyin ne olduğunu az çok öğrendik ve tepkimizi koyduk.Sakın ola bir daha Tv ekranlarında karşımıza çıkma!
Eş değiştiren İtalyanlara serzeniş
Bumu lan insanlık onurunuz?Sanki iyi bişeymiş gibi birde yediğiniz halttan dolayı gülümsüyorsunuz…Diye kızdıktan sonra gelelim bunların yaptıkları işe maydanoz olmaya….
İtalyada son zamanlarda giderek yaygınlaşan bir pespayelik varmış.Adı : Eş değiştirme,yani sen benim karımı al ben senin karını paşa paşa eğlenelim hesabı.Geçmişte yaşanan bir pompoi olayı var belki bilen vardır.Onlarda son dönemlerinde aha böyle azıtmışlar ve başlarına neler gelmiş.Tıklayın okuyun.Son söz olarak Adam olun adam diyoruz ve haberi veriyoruz.2 dk. beklemediniz yani 2 kelam laf edelim hayret bişe

İngiliz The Independent gazetesinin Roma muhabiri Hilary Clarke imzasıyla yayınlanan haber adeta Pompei’nin son günlerinin yeniden yaşandığını anlatıyor. Eski Roma’daki toplu seks partilerini hatırlayacak olursak olursak İtalya’nın topraklarında, havasında ve suyunda ‘insanı baştan çıkaran bir şeyler’ hep vardı.
“Bu yaz İtalya’nın Toscana kırsalında veya Ebedi Şehir Roma’da cömert bir akşam yemeği partisine davet edilen evli çiftler iki kere düşünsün. Çünkü umduklarından daha geniş bir cömertlikle karşılaşabilirler” diyen Hilary Clarke, İtalyan gazetesi La Stampa’ya dayandırdığı haberinde yaklaşık 500.000 İtalyan çiftin eş değiştirme partilerine katıldığını bildiriyor.
Casanova’yı bağrından çıkarmış bir ülke olan İtalya’da bu haber en çok Katolik din adamlarını kızdırmış olmalı. Siyasetçiler ise bu konuda daha geniş davranıyorlar. İtalyan Başbakanı Silvio Berlusconi, Başbakanlık konutu Palazzo Chigi’de hem de basın mensuplarının gözü önünde, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’e karısını sunmayı önermişti.
“Rasmussen, Avrupa’nın en yakışıklı Başbakanı. Sanırım onu karımla tanıştıracağım çünkü kendisi Massimo Cacciari’den bile daha yakışıklı” sözlerinin ardındaki ince espriyi anlamak için Veronica Berlusconi ile yakışıklı Venedik Belediye başkanı Cacciari arasında bir ilişki yaşandığına dair dedikodular olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.
La Stampa gazetesinde yayımlanan araştırma sonuçları ve gerçek tanıklarla yapılan röportajları okumak isteyenler Internet’ta yapacakları küçük bir araştırmayla İngilizce ve İtalyanca çok sayıda kaynağa ulaşabilir.
Silvio Berlusconi ile yakın arkadaş olduğunu her fırsatta vurgulayan diğer Başbakanların bu son olaylar hakkındaki yorumlarını şimdilik bilemiyoruz ama ‘Avrupa’nın en yakışıklı Başbakanı’ Rasmussen’in İtalya’da gördüğü ilgiyi göremedikleri için kıskançlık duymaları normal.
İlk Maydanoz oluşumuz
Normalde burda Hello World diye saçma bi yazı vardı bizde madem Maydanoz olacaz ilk bu yazıya maydanoz olalım dedik.Sizcede iyi maydanoz olabildikmi hee